EKG, kalbin her atışında ürettiği doğal elektrik sinyallerini vücut yüzeyinden yakalayıp kağıda aktaran hızlı ve ağrısız bir elektrokardiyografi yöntemidir. Kalbin ritmini, hızını ve çalışma düzenini saniyeler içinde belgeleyen bu test; göğüs kafesine, bileklere ve bacaklara yerleştirilen hassas elektrotlar yardımıyla profesyonelce uygulanır. Çocuk kardiyolojisi disiplininde kalp sağlığını derinlemesine değerlendirmek için başvurulan bu teknik süreç tamamen iğnesiz ve güvenli bir prosedürdür. Kalbinizin elektriksel haritasını çıkaran bu işlem kalbin odacıkları arasındaki iletişimi ve kasılma gücünü net bir şekilde görmemizi sağlayarak çocuklarda sağlıklı gelişimin en önemli göstergesi kabul edilir.
EKG nedir?
Kalp, insan vücudunun hiç şüphesiz en mucizevi ve en çalışkan organıdır. Kendi iç dünyasında durup dinlenmeden çalışan bu muazzam pompanın, içindeki kanı damarlara gönderebilmesi için çok kusursuz işleyen bir elektrik şebekesine ihtiyacı vardır. EKG, kalbin ürettiği bu eşsiz elektrik sinyallerini vücudun dış yüzeyinden dinleyip kağıt üzerinde gözle görülebilir dalgalı çizgilere dönüştüren çok temel bir sağlık testidir. Kalbi tıpkı bir evin tesisatına benzetebiliriz. Kalbin sağ üst odacığında, doğuştan gelen doğal bir jeneratör bulunur. Bu jeneratör düzenli aralıklarla elektrik kıvılcımları üretir. Üretilen bu kıvılcımlar, kalp duvarlarına döşenmiş özel kablo hatları üzerinden hızla alt odacıklara yayılır. Elektrik sinyali hücrelere ulaştığı anda kasılma gerçekleşir ve kan fırlatılır. İşte kullanılan bu cihaz, kalbin cilde yansıttığı bu sessiz komutları yakalar. Veriler kalbin temposu ve ritmi hakkında hekimlere detaylı bir harita sunar. Bu işlem kalbin sadece anlık bir fotoğrafını çekmekle kalmaz tesisatın ne kadar kusursuz işlediğini gösterir. Bu sayede olası tüm riskler daha başlamadan çok önce saptanabilir.
Çocuklarda EKG sonuçları yetişkin kalbinden neden farklıdır?
Bir çocuğun kalbi, yetişkin bir insanın kalbinin basitçe küçültülmüş bir kopyası değildir. Bebekliğin ilk günlerinden ergenliğe kadar geçen süre boyunca bu hayati organ sürekli evrilen bir gelişim yolculuğundadır. Anne karnındayken bebeklerin kan dolaşım yükünü büyük oranda kalbin sağ tarafı çeker. Bu fizyolojik gerçeklik yüzünden bebekler doğduklarında kalplerinin sağ tarafları daha kaslı ve daha baskındır. Yıllar geçtikçe büyüyen vücuda kan pompalama görevini sol taraf devralır ve ağırlık merkezi sola kayar. Yaşanan bu büyüme evrelerinin her biri kağıt üzerine tamamen farklı dalga boyutları ve yönler olarak yansır. Üstelik çocukların metabolizmaları çok hızlı çalıştığı için kalp atım sayıları yetişkinlere kıyasla oldukça yüksektir. Yetişkin bir bireyde çarpıntı olarak kabul edilebilecek hızlı bir ritim hareketli bir çocuk için tamamen sağlıklı ve beklenen bir tablodur. Bu sebeple test sonuçları değerlendirilirken her çocuğun kendi yaşı boyu ve kilosu büyük bir titizlikle hesaba katılarak yorumlama yapılır. Çocuk kardiyolojisinin en büyük inceliklerinden biri de işte bu detaylarda gizlidir.
Hangi şikayetler görüldüğünde çocuğunuz için EKG çekilmesi şarttır?
Çocukların kalp sağlığını korumak ve olası sorunları büyümeden erkenden tespit edebilmek için vücudun verdiği bazı sinyalleri ciddiye almak gerekir. Özellikle çok hareketli çocuklarda kalbin elektriksel bir zorlanma yaşayıp yaşamadığını anlamanın en güvenilir yolu EKG‘dir. Bazen rutin bir doktor muayenesi sırasında steteskop ile dinleme yaparken kalpte farklı bir üfürüm duyulması bu testi zorunlu kılabilir. Bazen de çocuğunuzun oyun oynarken ebeveynlerine anlattığı rahatsızlık hisleri tetikleyici bir unsur olur. Kalbin elektriksel yapısının ölçülmesi gereken durumlar şunlardır:
- Göğüs ağrısı
- Çarpıntı hissi
- Açıklanamayan bayılma
- Anlık göz kararması
- Dudaklarda morarma
- Tırnak diplerinde morarma
- Emerken aşırı terleme
- Çabuk yorulma
- Nefes darlığı
- Egzersiz sırasında tıkanma
- Egzersiz sırasında göğüs ağrısı
- Baş dönmesi
Bu tarz şikayetler her zaman çok ciddi bir hastalığın habercisi olmayabilir ancak kalbin dili olan bu belirtileri doğru okumak için çocuklarda EKG mutlak bir ihtiyaçtır ve bu gibi şikayetlerin üzerinde her zaman dikkatle durulmalıdır.
Çocuğunuzu EKG çekimine ruhsal olarak nasıl hazırlamalısınız?
Hastane ortamı, tanıdık olmayan insanlar ve büyük cihazlar çocuklar için doğal olarak büyük bir kaygı sebebidir. Çocuğun ruhsal olarak rahatlatılması aslında doğru ve temiz bir sonuç alabilmenin en önemli sırrıdır. Çünkü korkan ve ağlayan bir çocuğun kalp atışları aniden hızlanır, nefes alışverişi düzensizleşir ve vücudu kasıldığı için grafikte okumayı zorlaştıran titremeler oluşur. İşlem odasına girmeden önce çocuğa bunun tamamen acısız çok eğlenceli bir oyun olduğunu sadece kalbinin resmini çekecek renkli bantlar takılacağını anlatabilirsiniz. Küçük yaş grubundaki çocuklarda ebeveynin güven veren sesi ve şefkatli dokunuşu mucizeler yaratır. Çekim odasına birlikte girildiğinde çocuğun ellerini tutmak, onunla en sevdiği oyuncak hakkında konuşarak dikkatini başka yöne çekmek faydalı olacaktır. Bebeklerde ise işlemden hemen önce karınlarının doyurulmuş olması ve uykuya dalmaya meyilli oldukları o sakin anın yakalanması süreci inanılmaz derecede kolaylaştıran bir detaydır. Bu yaklaşım onun hastaneye karşı olan tüm önyargılarını kolayca yıkacaktır.
EKG çekimi öncesinde fiziksel hazırlık adımları nelerdir?
Ruhsal olarak sağlanan hazırlığın ardından bedensel olarak da çocuğun bu teste uygun hale getirilmesi son derece önemlidir. Kalbin vücudun derinliklerinden yaydığı o çok zayıf sinyalleri cildin üzerinden hiçbir parazit olmadan toplayabilmek için temiz bir yüzeye ihtiyaç vardır. İşlemin hiçbir aksaklık yaşanmadan hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için ebeveynlerin ve sağlık personelinin uyguladığı hazırlık aşamaları aşağıdaki gibidir:
- Üst kıyafetlerin çıkarılması
- Ciltteki terin kurulanması
- Cilt yüzeyinin temizlenmesi
- Vücuttaki kremlerin silinmesi
- Emzik kullanılması
- Rahat yatağa yatırılması
- Kolların serbest bırakılması
- Bacakların düz uzatılması
- Metal takıların çıkarılması
- Vücudun gevşetilmesi
- Mümkün olduğu kadar sakin olunması
Uygulanan bu bedensel hazırlık adımları ölçüm yapan alıcıların cilde bir vakum gibi tam ve eksiksiz tutunmasını sağlar. Böylece kalpten cilde yansıyan komutların cihaz tarafından çok net berrak ve hatasız bir şekilde duyulmasına sağlam bir zemin hazırlanmış olur. İşlem öncesinde dikkat edilecek ufak tefek ayrıntılar aslında tüm sonucun güvencesidir.
EKG işlemi sırasında can yanar mı veya acı hissedilir mi?
Ailelerin ve özellikle o minik çocukların kafasını en çok kurcalayan konulardan biri de yapılacak bu testin can yakıp yakmadığıdır. Bu konuda anne babaların içini tamamen ferah tutması ve çocuğa da bu güveni rahatlıkla yansıtması gerekir. İşlem kesinlikle hiçbir ağrı sızı yanma veya acı vermeyen son derece masum bir uygulamadır. Odanın köşesinde duran cihaz vücuda dışarıdan bir elektrik akımı radyasyon veya ısı vermez. Tüm mantığı pasif bir dinleme ve kaydetme üzerine kuruludur. Tıpkı bir mikrofonun havadaki sesi dinlemesi gibi bu alet de sadece vücudun kendi kendine ürettiği zararsız elektrik enerjisini dinler ve kağıda çizer. İşlem sırasında herhangi bir iğne batırılmaz kan alınmaz veya çocuğun cildini incitecek sert bir baskı uygulanmaz. Göğsüne ve kollarına yapıştırılan bantlar çekim tamamen bittikten sonra çıkarılırken günlük hayatta kullandığımız yara bantları gibi çok hafif bir çekilme hissi yaratır. Gönül rahatlığıyla ifade edilebilir ki bu süreç tamamen rahatlatıcı bir deneyimdir.
Çocuklara uygulanan EKG cihazlarının temel farkları nelerdir?
Gelişen tıbbi teknolojiler çocukların narin yapılarına kusursuz bir uyum sağlayacak şekilde özel olarak tasarlanmaktadır. Yetişkin bir hasta için üretilmiş kalın kabloları ve geniş yapışkan elektrotları küçük bir çocuğun dar göğüs kafesine takmaya çalışılırsa bu bantlar birbirinin üzerine binecek sinyaller karışacak ve sonuçlar yanlış çıkacaktır. Bu yüzden pediatrik hastalarda kullanılan alıcılar minicik göğüs kafeslerine tam oturacak şekilde çok daha küçük ebatlarda üretilir. Cilde temas eden kısımlarında vücuttaki zayıf elektriği kayıpsız ileten özel gümüş materyaller kullanılır. Bebeklerin kızarmaya müsait ciltleri düşünülerek bu bantlar alerji yapmayan lateks içermeyen antialerjik süngerlerden imal edilir. İşin yazılım boyutu da tamamen farklıdır. Çocukların yüksek hızda atan kalplerini doğru okuyabilmesi için bu akıllı cihazların içine çok geniş bir algoritmik veri tabanı yüklenir. Böylece her ölçüm çocuğun o anki yaşının gerekliliklerine uygun şekilde makine tarafından analiz edilir ve uzmanlara yön gösterir.
EKG kabloları ve yapışkan bantlar nerelere takılır?
Kalbin çok boyutlu ve kusursuz bir haritasını çıkarabilmek için bu küçük bantlar vücudun anatomiye uygun olarak belirlenmiş stratejik noktalarına yerleştirilir. Çekim süreci boyunca bağlantılar genellikle kollara bacaklara ve göğüs kafesine büyük bir hassasiyetle yapılır. Kollara ve bacaklara takılan farklı renkteki mandallar kalbe uzaktan bakan ana güvenlik kameraları gibi görev yapar. Sağ kol sol kol sol bacak ve elektrik akımını topraklayarak dengeleyen sağ bacak bağlantılarıyla tam bir elektriksel çerçeve oluşturulur. Göğüs bölgesine geçildiğinde ise altı adet küçük bant sırayla dizilir. Bunlar doğrudan kalbin odacıklarına yakından bakan pencerelerdir. Göğüs kemiğinin sağından ve solundan başlanarak sol koltuk altına doğru yarım ay şeklinde yerleşim yapılır. Yenidoğan bebeklerde ve beş yaşından küçük çocuklarda kalbin sağ karıncığı yapısal olarak daha baskın olduğu için göğsün sağ tarafına da fazladan özel bantlar yapıştırılarak tıbbi açıdan hiçbir karanlık nokta bırakılmaz.
Çocukların yaşlarına göre normal EKG kalp hızları nelerdir?
Tamamen istirahat halindeyken ölçülen kalp atım sayısı çocuğun yaşı büyüdükçe düzenli ve doğal bir şekilde yavaşlama eğilimi gösterir. Büyüme sürecinde otonom sinir sistemi olgunlaştıkça kalbin doğal fren mekanizması dengeli çalışmaya başlar. Hiçbir sağlık sorunu olmayan bir çocuğun dinlenme halindeyken sahip olması beklenen kalp atım hızları şunlardır:
- Yenidoğanlar 100-190/dk
- Bir yaş altı bebekler 100-180/dk
- Okul öncesi çocuklar 80-140/dk
- Okul çağı çocukları 75-120/dk
- Ergenlik dönemi/Adölesan 60-100/dk
Çocuk nefes alırken kalbi hafifçe hızlanır nefesini verirken ise ritim yavaşlar. Bu ritmik dalgalanma doğal bir solunum yansımasıdır ve kalbin sağlıklı olduğunun en güzel işaretidir. Ancak çocuğun hiçbir efor sarf etmediği anlarda dahi atışlar bu yaş sınırlarının dışına taşıyorsa uzman bir hekim tarafından çok detaylı bir inceleme yapılması şarttır.
EKG kağıdındaki dalgalar ve şekiller ne anlatır?
Makineden süzülerek çıkan o uzun kağıt üzerindeki grafikler ebeveynler için sıradan karalamalar gibi görünse de aslında kalbin anlık tercümesidir. Her bir tekil kalp atışı grafik üzerinde uluslararası standartlarda harflerle isimlendirilen dalga kümeleri oluşturur. P dalgası adı verilen tümsek elektrik sinyalinin kalbin üst odacıklarından yola çıktığı anı temsil eder. Eğer bu dalga normalden yüksekse kalbin üst kısmında bir zorlanma olduğu anlaşılır. Ardından gelen sivri yüksek tepelere QRS kompleksi adı verilir. Bu sivri tepeler elektriğin kalbin güçlü pompası olan alt odacıklara ulaştığı ve kanın vücuda fırlatıldığı o muazzam kasılmayı gösterir. Çizginin en sonundaki yayvan T dalgası ise yorulan kalp kasının o atımı bitirip dinlenmeye geçtiği ve bir sonraki atım için şarj olduğu anı resmeder. Aradaki düz mesafeler ise iletim yollarındaki kısa molaları ve kalbin elektriksel sağlığını eksiksiz bir şekilde ifade ederek tanıyı kolaylaştırır.
Çocuklarda EKG ile hangi hastalıklar erkenden tespit edilebilir?
Sadece birkaç saniye süren bu basit ama akıllı test sayesinde çocukluk çağında görülebilecek pek çok yapısal bozukluk erken aşamada gün yüzüne çıkarılabilir. Kalp kasının geçirilmiş bir enfeksiyon veya gizli bir zorlanma sebebiyle ne durumda olduğu büyük ölçüde makineden çıkan grafiğe yansır. Bu yöntemle gecikmeden teşhis edilebilen başlıca kalp sorunları şunlardır:
- Kalp duvarı kalınlaşmaları
- Sağ karıncık büyümesi
- Sol karıncık büyümesi
- Doğumsal ritim bozuklukları
- Kalp iletim blokları
- Ekstra kalp atımları
- Kalp zarı iltihapları
- Kalp kası iltihapları
- Elektrolit dengesizlikleri
- Genetik kanal hastalıkları
Özellikle kalbin aniden gereğinden çok hızlı attığı veya odacıklar arasındaki iletişimin koptuğu tehlikeli durumlar hiçbir fiziksel belirti vermese dahi ritim aralıklarından yakalanır. Kalp kasının anormal büyümesi durumunda ise elektrik akımının kat edeceği yol uzayacağı için dalgaların boyu gözle görülür şekilde artış göstererek hekimi hızla uyarır ve müdahale şansı tanır.
EKG kağıdında hatalı çizimlere neden olan faktörler nelerdir?
Klinikteki her şey kuralına uygun yapılsa bile çekim sırasında grafikte istenmeyen dalgalanmalar veya tamamen anlamsız kopukluklar oluşabilir. Bu durum çocuğun kalbinde korkulacak bir sorun olduğu anlamına asla gelmez tamamen çevresel veya bedensel hareketlere bağlı teknik sorunlardan kaynaklanır. Doğru medikal yorumlama yapabilmek için parazitlerin ayırt edilmesi elzemdir. Okunması zor grafiklerin ortaya çıkmasına neden olan durumlar şunlardır:
- Çocuğun üşümesi
- Korkudan kasların titremesi
- Şiddetli ağlama krizleri
- Derinin aşırı terlemesi
- Derin nefes alıp verme
- Kabloların aniden gerilmesi
- Bantların cilde yapışmaması
- Prizdeki elektriksel parazitler
- Çocuğun hareket etmesi
- Metal yatağa temas edilmesi
Çocuk ağladığında göğüs kasları çok şiddetli gerilir ve bu kas gerginliği kağıda kalın testere dişine benzeyen siyah çizgiler olarak yansıyarak asıl ritmi gizler. Bu nedenle çekim anında bebeğin veya çocuğun olabildiğince sakin bir durumda tutulması son derece büyük bir önem taşır.
Normal EKG yeterli olmadığında Holter testine neden başvurulur?
Standart çekim işlemi hastanede yapıldığında hekimlere kalbin o kısacık birkaç saniyelik durumu hakkında anlık bir fotoğraf verir. Ancak bazı karmaşık kalp rahatsızlıkları ve aniden gelen çarpıntılar oldukça sinsi bir karakter taşıyabilir. Belki bu sorun sadece çocuk okul bahçesinde koşarken gece rüya gördüğünde veya aniden heyecanlandığında ortaya çıkıyor olabilir. O an poliklinikte çekilen kısa kayıtta her şey süt liman görünse de kalbin uzun süre izlenmesi şarttır. Bu noktada 24 saatlik ritim Holter değerlendirilmesi devreye girer. Bu cihaz çocuğun beline kemerle takılan hafif ve taşınabilir bir akıllı kayıt cihazıdır. Bantlar göğse yapıştırılır ve çocuk normal yaşantısına geri döner. Tam yirmi dört saat boyunca kalp her attığında cihaz bunu anında hafızasına kaydeder. Aile de bu süre zarfında çocuğun neler yaptığını deftere yazar. Cihaz çıkarıldığında veriler bilgisayarda incelenerek gizli ritim bozuklukları başarıyla yakalanır ve tedavi planlaması yapılır.
Eforlu EKG ve eğik masa testi çocuklarda nasıl yapılır?
Kardiyolojik hastalıkların bir kısmı kalp istirahat halindeyken tamamen saklanmayı başarır ve sadece vücut yorulduğunda gün yüzüne çıkar. Efor testi özel tasarlanmış bir yürüyüş bandı üzerinde gerçekleştirilir. Çocuğun göğsüne elektrotlar bağlanır ve o bandın hızı ile eğimi bilgisayar kontrolünde artırılır. Çocuk koşarken efor sarf ettikçe kalbin kasılma performansında bir çöküş ritminde bozulma olup olmadığı anlık izlenir. Eğik masa testi ise açıklanamayan şekilde bayılan çocuklarda kullanılan özellikli bir yöntemdir. Çocuğun sinir sistemi ve damarlarının yer çekimine karşı refleks tepkisi görülmek istenir. Çocuk kemerleri olan güvenli masaya yatırılır ve masa dik açıya getirilerek ayakta durma pozisyonu uzun süre taklit edilir.
Sıkça sorulan sorular

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, 20 yıla yakın klinik, akademik ve girişimsel deneyime sahip, doğuştan kalp hastalıkları, pediatrik girişimsel kardiyoloji, hibrit işlemler ve radyasyon azaltılmış / floroskopisiz kateterizasyon teknikleri alanlarında uluslararası düzeyde tanınan bir uzmandır.
Bugüne kadar hem ülkemizde hem de yurtdışında toplamda 10.000’in üzerinde pediatrik kardiyak kateterizasyon işlemi gerçekleştirmiş; kompleks yapısal kalp hastalıklarında ileri düzey girişimsel ve hibrit uygulamalara ülkemizde öncülük etmiştir.
Akademik üretkenliği 110 SCI/SCIE yayını, 1.440 atıf, H-indeksi 18 ile bilimsel olarak güçlü bir otoriteyi temsil etmektedir (Google Scholar, 2025).
