Çocuklarda edinsel tam atriyoventriküler blok, kalbin üst odacıkları (atriyumlar) ile kan pompalayan alt odacıkları (ventriküller) arasındaki hayati elektriksel iletişimin sonradan tamamen kopmasıyla ortaya çıkan ciddi bir kalp ritim bozukluğudur. Doğuştan gelen bir kusur olmayan bu hastalık, daha önce kusursuz çalışan kalbin elektrik şebekesinin çeşitli nedenlerle hasar görmesi sonucunda gelişir. Sinyallerin bloke olmasıyla birlikte kalbin alt ve üst bölümleri birbirlerinden bağımsız, uyumsuz bir ritimde çalışmaya başlar. Vücudun sağlıklı kan dolaşımını aniden tehlikeye atan bu elektriksel kesinti, çocukların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ve vakit kaybedilmeden profesyonel müdahale gerektiren kritik bir sağlık sorunudur.

Kalbimizin Elektrik Şebekesi Nasıl Çalışır ve Edinsel Tam AV Blok Ne Anlama Gelir?

İnsan kalbini, kendine ait kusursuz bir elektrik şebekesi olan ve bu elektrik akımları sayesinde ritmik olarak kasılıp gevşeyen muazzam bir motor gibi düşünebiliriz. Normal şartlarda, kalbin sağ üst odacığında yer alan ve “sinüs düğümü” adı verilen doğal bir jeneratör bulunur. Bu jeneratör, vücudun o anki ihtiyacına göre, örneğin uyurken yavaş, koşarken hızlı olacak şekilde elektrik sinyalleri üretir. Üretilen bu sinyaller, kalbin üst odacıklarından yola çıkarak “atriyoventriküler düğüm” veya kısaca AV düğüm adı verilen özel bir köprüden geçer. Bu köprüden geçen sinyaller, kalbin asıl kan pompalayan güçlü alt odacıklarına ulaşır. Bu kusursuz elektriksel iletişim sayesinde kalp son derece ritmik, düzenli ve güçlü bir şekilde kan pompalar.

Edinsel tam AV blok tablosunda ise, bu elektriksel köprü veya köprünün hemen altındaki iletim yolları sonradan gelişen bir hastalık, cerrahi bir travma veya şiddetli bir iltihap nedeniyle tamamen hasar görür. Yukarıdaki jeneratörden çıkan elektrik sinyalleri hiçbir şekilde alt odacıklara geçemez. Bu iletişimsizlik durumunda, kalbin alt odacıkları tamamen uyarısız ve hareketsiz kalmamak için olağanüstü bir savunma mekanizması geliştirerek kendi kendilerine elektrik üretmeye başlarlar. Ancak bu alt odacıkların ürettiği yedek ritim, doğal jeneratörden çok daha yavaş ve oldukça güvensizdir. Sonuç olarak üst odacıklar kendi hızlı ritminde kasılırken, alt odacıklar onlardan bağımsız ve çok daha yavaş bir hızda çalışır. Bu iletişimsizlik hali, kalbin vücuda yeterli kan pompalamasını engelleyerek hayati tehlike oluşturabilecek sonuçlar doğurur.

Çocuklarda Edinsel Tam AV Blok Gelişimini Tetikleyen Temel Nedenler Nelerdir?

Çocukluk çağında, daha önce tamamen sağlıklı çalışan bir kalpte tam blok gelişmesinin ardında yatan çok çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler anatomik, enfeksiyöz veya dışarıdan alınan maddelere bağlı olabilir.

Hastalığa yol açan temel nedenler şunlardır:

  • Cerrahi travmalar
  • Kalp kateterizasyonu işlemleri
  • Viral enfeksiyonlar
  • İltihabi hastalıklar
  • İlerleyici kas hastalıkları
  • Nörolojik sendromlar
  • İlaç zehirlenmeleri
  • Elektrolit bozuklukları

Klinik uygulamalarda, edinsel tam kalp bloğu gelişiminin en yaygın ve en kritik nedeni doğumsal kalp hastalıklarının düzeltilmesi amacıyla yapılan açık kalp ameliyatlarıdır. Kalbin karıncıkları arasındaki deliklerin kapatılması, aort kapağının altındaki darlıkların giderilmesi veya kapak tamirleri gibi işlemler, kalbin elektrik hatlarına milimetrik mesafelerde gerçekleştirilir. Operasyon sırasında dikişlerin iletim dokusuna doğrudan temas etmesi, o bölgedeki dokunun fiziksel olarak gerilmesi veya ameliyat sırasında dokunun kısa süreli oksijensiz kalması kalıcı kalp bloğuna yol açabilir. Bazen ameliyat sırasında doğrudan bir hasar olmasa bile, iyileşme sürecinde dikiş hattı çevresinde gelişen aşırı ödem ve doku iltihaplanması nedeniyle operasyon sonrası ilk haftalarda geçici bloklar görülebilir. Bu geçici blokların önemli bir kısmı kendiliğinden düzelse de bir kısmı kalıcı hale gelerek ömür boyu destek gerektirebilir.

Bunun yanı sıra kalp kasının ve iletim dokusunun viral ajanlara bağlı olarak iltihaplanması anlamına gelen miyokardit de çok kritik bir nedendir. Vücuda giren virüsler, ilk aşamada doğrudan kalp hücrelerine saldırarak onlara zarar verir. Ancak asıl tehlike ikinci aşamada, bağışıklık sisteminin virüsle savaşırken yanlışlıkla kendi kalp dokusuna saldırmasıyla başlar. Bu otoimmün reaksiyon, kalbin elektrik kablolarında şiddetli bir ödeme ve doku ölümüne neden olarak iletimi tamamen kesebilir. Akut romatizmal ateş veya Lyme hastalığı gibi diğer enfeksiyonlar da benzer bir mekanizmayla iletim yollarında geçici veya kalıcı hasarlar bırakabilir. İlerleyici kas ve sinir sistemi hastalıkları ise zamanla kalbin elektrik yollarında erimeye ve kireçlenmeye yol açarak bloğa neden olabilir. Ayrıca bazı tansiyon ve ritim ilaçlarının yanlışlıkla aşırı dozda alınması da iletimi durdurabilir, ancak bu durum genellikle vücuttan ilacın atılmasıyla tamamen düzelebilir.

Farklı Yaş Gruplarındaki Çocuklarda Edinsel Tam AV Blok Belirtileri Nelerdir?

Edinsel tam AV blok geliştiğinde ortaya çıkan klinik tablo kalbin kendi oluşturduğu o yavaş yedek ritmin hızına, bloğun kalbin neresinde olduğuna ve çocuğun içinde bulunduğu yaş grubuna göre çok büyük farklılıklar gösterir. Eğer kalbin yedek ritmi, beyne ve hayati organlara yetecek kadar kanı pompalayabiliyorsa, çocuk uzun bir süre hiçbir belirti vermeden yaşantısına devam edebilir. Ancak kan akışı yetersiz kaldığında, yaşa özgü çok net uyarı sinyalleri ortaya çıkar.

Yenidoğan dönemindeki belirtiler şunlardır:

  • Beslenme güçlüğü
  • Çabuk yorulma
  • Hızlı nefes alıp verme
  • Ciltte belirgin solukluk
  • Dudaklarda morarma
  • Aşırı terleme

Yenidoğan bebeklerde kalbin normalde çok hızlı atması gerekir. Tam blok geliştiğinde kalp atış hızı kritik seviyelerin altına düşerse, bebek en temel fiziksel aktivitesi olan anne sütü emme veya biberonla beslenme sırasında aniden tıkanır, nefes nefese kalır ve beslenmeyi yarıda bırakır. Vücuda yeterli oksijen gitmediği için ciltte solukluk veya morarma görülebilir. En ağır vakalarda ise bebeğin tüm vücudunda şiddetli su toplanması tablosu gelişebilir.

Süt çocukluğu dönemindeki belirtiler şunlardır:

  • Sebepsiz huzursuzluk
  • Durdurulamayan ağlama krizleri
  • Memeyi reddetme
  • Gelişim geriliği
  • Yüzde şişlik

Birkaç aylık olan süt çocuklarında, kalp hızının sürekli düşük kalması kalbi yorar ve çocukta sürekli bir huzursuzluk hali yaratır. Ebeveynler genellikle çocuklarının eskisi gibi iştahlı olmadığını, emerken sırılsıklam terlediğini ve sürekli ağladığını fark ederler. Kalbin kanı yeterince pompalayamaması durumunda, göz kapaklarında ve yüzde hafif şişlikler başlayabilir.

Okul çağı ve ergenlik dönemi belirtileri şunlardır:

  • Efor kapasitesinde düşüş
  • Egzersiz sırasında nefes darlığı
  • Ani baş dönmeleri
  • Göğüs ağrısı
  • Çarpıntı hissi
  • Göz kararması
  • Aniden bayılma

Daha büyük çocuklarda ve ergenlerde tablo çok daha dramatiktir. Çocuk, arkadaşlarıyla koşarken, merdiven çıkarken veya basketbol oynarken aniden tıkanır ve yaşıtlarına ayak uyduramaz hale gelir. Çarpıntı şikayetini sıklıkla göğsünde bir kuş çırpınıyormuş gibi tarif ederler. Kalbin çok yavaşladığı veya tamamen durakladığı o birkaç saniyelik anlarda beyne kan gitmez ve çocuk aniden, hiçbir uyarıcı belirti olmadan yere yığılarak bayılır. Bu bayılma atakları oldukça tehlikelidir ve acil tıbbi müdahale gerektirir.

Edinsel Tam AV Blok İle Kalp Yetersizliği Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır?

Çocuklarda kalbin aşırı yavaşlaması, kalbin bir dakikada vücuda pompaladığı toplam kan miktarını tehlikeli düzeylerde düşürür. Organlara ve dokulara yeterli kan gitmediğinde vücut bir nevi hayatta kalma ve panik moduna geçer. Bu panik modunda sempatik sinir sistemi ve böbreklerdeki bazı hormonal mekanizmalar hızla devreye girer. Vücut, düşen kan basıncını yeniden yükseltebilmek umuduyla damarları sünger gibi sıkarak suyu ve tuzu içeride tutmaya başlar.

Ancak iyi niyetli olan bu savunma mekanizması, aslında zaten çok yavaş, zorlanarak ve zayıf bir şekilde çalışan kalbin iş yükünü katbekat artırır. Kalp, önünde biriken bu ekstra sıvı yükünü pompalayamadığı için tam bir konjestif kalp yetersizliği tablosu gelişir. Sıvı, kalpten geriye doğru taşarak akciğerlerde, karaciğerde ve bacaklarda birikmeye başlar. Bu çocukların kan tahlillerinde kalbin ne kadar zorlandığını, ne kadar stres altında olduğunu gösteren belirli enzimlerin seviyesi oldukça yüksek çıkar. Fiziksel muayene yapıldığında karaciğerin olması gerekenden çok daha büyük olduğu, akciğer zarları arasında sıvı toplandığı tespit edilir. Özellikle kalp hızının dakikada elli atımın altına düştüğü durumlarda, kalbin bu yükü kaldırması neredeyse imkansız hale gelir ve zamanında müdahale edilmezse kardiyojenik şok denilen çok daha ağır bir tablo ortaya çıkabilir.

Edinsel Tam AV Blok Teşhisi İçin Hangi Tıbbi Yöntemler Kullanılmaktadır?

Çocuğun kalbindeki bu elektriksel iletişimsizliği kesin olarak belgelemek, kalbin neresinde hasar olduğunu bulmak ve eşlik eden başka yapısal sorunların olup olmadığını anlamak için çeşitli teknolojik ve tıbbi görüntüleme yöntemleri bir arada kullanılır.

Kullanılan başlıca teşhis araçları şunlardır:

  • Elektrokardiyografi (EKG)
  • 24 saatlik ritim Holter monitörizasyonu
  • Ekokardiyografi (EKO)
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • Kardiyak manyetik rezonans (MRI)
  • Kateterizasyon işlemleri
  • Doku biyopsisi

Elektrokardiyografi, tanıdaki en temel, tamamen ağrısız ve en kesin yöntemdir. Çocuğun göğsüne, kollarına ve bacaklarına yapıştırılan küçük yapışkan elektrotlar sayesinde kalbin ürettiği zayıf elektrik sinyalleri büyütülerek kağıda dökülür. Tam kalp bloğu olan bir çocuğun elektrokardiyografi kağıdına bakıldığında, kalbin üst odacıklarının elektrik dalgaları ile alt odacıklarının kasılma dalgaları arasında hiçbir ritmik ilişki olmadığı son derece net bir şekilde görülür. Üst odacıklar son derece hızlı çarparken, alt odacıklar çok yavaş ve tamamen kendi halinde çarpar.

Ancak elektrokardiyografi sadece on saniyelik bir anın fotoğrafını çeker. Çocuğun normal günlük yaşantısı sırasında kalbinin nasıl davrandığını anlamak için yirmi dört saatlik Holter monitörizasyonu zorunludur. Çocuğun beline küçük bir kayıt cihazı takılır ve bir gün boyunca uyurken, oynarken, yemek yerken tüm kalp atışları kesintisiz olarak kaydedilir. Bu uzun süreli kayıt, kalbin ortalama hızını, uykudaki en düşük hızını ve özellikle kalbin tamamen durakladığı tehlikeli anların süresini tespit etmek için hayati öneme sahiptir. Ekokardiyografi ise kalbin ultrasonudur ve tamamen ses dalgalarıyla çalışır. Bu cihazla kalpteki yapısal delikler, kalp kasının kasılma gücü ve kalpte büyüme olup olmadığı detaylıca incelenir. Çok daha karmaşık durumlarda veya cerrahi planlama gerektiğinde ise kalbin üç boyutlu haritasını çıkaran manyetik rezonans gibi ileri düzey görüntüleme tekniklerinden faydalanılır. Çok nadir durumlarda, teşhisin kesinleştirilemediği şiddetli kalp kası iltihaplarında, kalbin içinden milimetrik bir doku parçasının mikroskop altında incelenmesi gerekebilir.

Edinsel Tam AV Blok Tedavisinde Kalıcı Kalp Pili Hangi Aşamalarda Gereklidir?

Hastalığın teşhisinin ardından uygulanacak tedavi yaklaşımı, çocuğun o anki acil durumuna ve kalbin uzun vadedeki performans beklentisine göre titizlikle planlanır. Eğer çocuk hastaneye çok düşük nabızla, şuur bulanıklığıyla veya baygın halde getirilirse, ilk hedef hayati tehlikeyi ortadan kaldırmaktır. Çocuğun solunumu desteklenir ve gerekirse boyun veya kasık damarından ince bir tel ilerletilerek kalbe ulaştırılır; bu tel sayesinde geçici bir kalp pili ile kalbin normal hızda atması sağlanarak dolaşım dengelenir.

Acil durum atlatıldıktan ve hastanın durumu sabitlendikten sonra, kalıcı tedavi planlamasına geçilir. Kalıcı kalp pili yerleştirme kararı, çocuğun yaşam kalitesini ve hayatta kalma şansını doğrudan etkilediği için, tıbbi kılavuzların belirlediği çok kesin kurallar çerçevesinde verilir. Bu kurallar çeşitli sınıflara ayrılmıştır.

Kesinlikle kalp pili gerektiren durumlar şunlardır:

  • Kalbin kan pompalama gücünün belirgin şekilde düşmesi (hipotansiyon)
  • Aşırı yavaş kalp atışı
  • Sık tekrarlayan bayılma atakları
  • Yapısal kalp hastalığı olmaksızın kalp hızının çok düşük seyretmesi
  • Tehlikeli ritim bozukluğu ataklarının varlığı
  • Egzersiz kapasitesinin ileri derecede azalması

Eğer çocuğun kalbinin yedek ritmi, alt odacıkların çok derin ve güvensiz bir bölgesinden geliyorsa, bayılma nöbetleri yaşanıyorsa veya yapısal olarak tamamen normal görünen bir kalpte ortalama nabız dakikada elli atımın altına kadar inmişse, zaman kaybetmeden kalıcı kalp pili takılması zorunludur. Benzer şekilde doğumsal bir kalp anomalisi olan çocuklarda kalp hızı daha yüksek değerlerde kalsa bile, kalbin ek yükleri kaldıramayacağı düşünülerek kalp pili kararı daha erken alınır. Bebeklik döneminde ise, kalbin atışları arasında birkaç saniyelik tamamen duraklama anları tespit ediliyorsa, bu durum bebeğin beyin gelişimini ve hayatını tehlikeye atacağı için derhal müdahale edilir.

Öte yandan kalbi tamamen normal kasılan, hiçbir şikayeti olmayan, koşup oynarken sorun yaşamayan ve kalp hızı kabul edilebilir seviyelerde olan çocuklarda ise karar biraz daha esnektir. Bu çocuklar çok yakın takip altında tutulur ve kalp pili kararı, çocuğun fiziksel gelişimi ve ilerleyen yıllardaki efor testlerinin sonuçlarına göre daha ileri bir tarihe ertelenebilir. Hafif düzeyli ve hiçbir şikayet yaratmayan blok türlerinde ise kalp pili takılması genellikle önerilmez.

Çocuklarda Edinsel Tam AV Blok İçin Kalp Pili Nasıl Takılır?

Çocukluk çağında bir kalp pilinin, yani kalbe elektrik üreten jeneratörün ve o elektriği kalbe taşıyan ince kabloların vücuda yerleştirilmesi, yetişkinlere uygulanan yöntemlerden çok daha farklı, ince ve hassas bir cerrahi planlama gerektirir. Burada en belirleyici faktörler çocuğun yaşı, kilosu, fiziksel boyutları ve damar sisteminin genişliğidir.

Küçük yaştaki çocuklar için uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Göğüs kafesinin cerrahi olarak açılması
  • Elektrotların kalp kasının dış yüzeyine dikilmesi
  • Jeneratörün karın bölgesi kaslarının arkasına yerleştirilmesi

Özellikle yenidoğan bebeklerde ve kilosu çok düşük olan süt çocuklarında, vücuttaki damarlar oldukça incedir. Bir kalp pili kablosunu bu ince damarların içinden geçirerek kalbe ulaştırmak hem damarlara zarar verebilir hem de kalbinde doğuştan delik olan çocuklarda, bu kabloların üzerinde oluşabilecek minik kan pıhtılarının deliklerden geçerek beyne ulaşma tehlikesi yaratabilir. Bu hayati riskleri sıfıra indirmek amacıyla epikardiyal yöntem adı verilen farklı bir yaklaşım tercih edilir. Bu yöntemde cerrahi bir işlemle kalbin dış yüzeyine ulaşılır ve iletken kablolar doğrudan kalbin dış kas dokusuna sağlam bir şekilde dikilir. Elektriği üreten ve kibrit kutusundan biraz daha büyük olan jeneratör cihazı ise göğüs kafesinde yer olmadığı için karın bölgesindeki kasların arkasına, dışarıdan belli olmayacak ve korunacak şekilde gizlenir.

Daha büyük çocuklarda uygulanan yöntemler şunlardır:

  • Köprücük kemiği altındaki toplardamarların kullanılması
  • Elektrotların damar yoluyla kalp odacıklarına ilerletilmesi
  • Kabloların kalbin iç duvarına sabitlenmesi
  • Jeneratörün göğüs bölgesinde cilt altına yerleştirilmesi

Büyüme çağını büyük ölçüde tamamlamış büyük çocuklarda ve ergenlerde ise yetişkinlere benzeyen endokardiyal yöntem uygulanır. Köprücük kemiğinin hemen altından geçen geniş damarlar kullanılarak, iletken kablolar güvenli bir şekilde kalbin sağ üst ve sağ alt odacıklarının içine kadar ilerletilir ve kalbin iç duvarına nazikçe vidalanarak tutturulur. Jeneratör kutusu ise hemen göğüs bölgesinde cilt altına açılan küçük bir yuvaya yerleştirilir.

Çocuklara takılan bu cihazlar, onların yüksek metabolizma hızlarına ve enerjik yaşantılarına ayak uydurabilmek için özel olarak üretilmiştir. Çok daha hafif ve küçüktürler. Ancak bilinmesi gereken önemli bir detay daha vardır; geleneksel kalp pilleri sadece sağ karıncıktan uyarı verir. Çocukların kalbi çok hızlı attığı için kalp pili yetişkinlere göre çok daha yoğun bir şekilde çalışır. Yıllar süren bu tek taraflı elektriksel uyarı, bazen kalbin sağ ve sol tarafları arasındaki uyumu bozarak kalpte yorulmaya ve tembelleşmeye yol açabilir. Eğer takiplerde kalbin pompalama gücünde böyle bir zayıflama fark edilirse, mevcut pil sistemi daha gelişmiş bir teknolojiyle değiştirilerek kalbin her iki tarafının da aynı anda, kusursuz bir senkronizasyonla çalışması sağlanır ve kalp yeniden eski gücüne kavuşur.

Edinsel Tam AV Blok Sonrası Kalp Pili Takiplerinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Kalp pili takılması süreci, aslında hastalığın sonu değil son derece dikkatli bir takip gerektiren yepyeni ve çok daha güvenli bir yaşamın sağlıklı başlangıcıdır. Cerrahi işlemden sonra yara yerinin yüzeysel olarak kapanması yaklaşık on gün sürse de cihazın cilt altındaki yuvasına tamamen uyum sağlaması ve kalbin içindeki ince kabloların kalp dokusuyla tamamen bütünleşmesi yaklaşık iki ay gibi bir süre gerektirir.

Özellikle ilk iki aylık dönemde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  • Kolun yukarıya ve yana doğru aşırı kaldırılmaması
  • İşlem yapılan taraftaki kolla ağırlık taşınmaması
  • Ağır okul çantalarının kullanılmaması
  • Omuz bölgesine darbe alınabilecek hareketlerden kaçınılması
  • Pil bölgesinin sert darbelerden korunması
  • Kalp pili kimlik kartının daima yanında taşınması

Damar yoluyla göğüs bölgesine pil takılan çocukların, kabloların henüz taze olan tutunma yerlerinden oynamaması için, işlemin yapıldığı taraftaki kolunu doksan dereceden fazla yana açmaması veya o kolla kendisini yukarı çekmemesi son derece önemlidir. Bu süreçte çocukların ağır eşyalar kaldırması da kısıtlanır. İki aylık kritik iyileşme süreci başarıyla tamamlandıktan ve hekim onayı alındıktan sonra, bu fiziksel kısıtlamaların çoğu ortadan kalkar ve çocuk normal yaşantısına geri döner. Ancak çocukların ve ailelerin, cihazın tüm teknik özelliklerini barındıran kalp pili kartını seyahatlerde ve acil durumlarda göstermek üzere sürekli yanlarında taşımaları zorunludur.

Cihazın rutin kontrolleri, ameliyattan yaklaşık bir buçuk ay sonra yapılan ilk detaylı test ile başlar. Bu testte, bilgisayarlar aracılığıyla cihazla iletişim kurularak kabloların dokuya ne kadar iyi tutunduğu ve pilin enerji tüketimi kontrol edilir. Her şey yolundaysa, kontroller genellikle altı ayda bir olacak şekilde planlanır.

Acil tıbbi yardım gerektiren durumlar şunlardır:

  • Pil yuvasının bulunduğu ciltte kızarıklık
  • Bölgede anormal ısı artışı
  • İltihaplı veya berrak akıntı
  • Cihazın cildi incelterek dışarıdan belirginleşmesi
  • Açıklanamayan inatçı ateş
  • Nedensiz gece terlemeleri
  • Tekrarlayan bayılma hissi
  • Beklenmeyen kalp yavaşlaması
  • Cihazdan duyulan siren veya bip sesleri

Eğer yara yerinde kızarıklık veya akıntı gibi enfeksiyon belirtileri görülürse, ya da çocukta hiçbir enfeksiyon kaynağı bulunamamasına rağmen günlerce süren ateş ve titreme krizleri yaşanırsa, rutin kontrol tarihi beklenmeden derhal hastaneye başvurulmalıdır. Aynı şekilde çocuğun eskisi gibi baygınlık hissi yaşaması veya bazı gelişmiş pillerden alarm, titreşim ya da bip sesi gelmesi durumunda zaman kaybedilmemelidir. Bu sesler, cihazın kendi bataryasının azaldığını veya kablolarda teknik bir pürüz algıladığını haber veren hayati uyarılardır.

Edinsel Tam AV Blok Sonrası Çocuklar Spora Ne Zaman Başlayabilir?

Kalp kası iltihabı gibi geçici nedenlerle blok gelişen çocuklarda, iltihaplı süreç sona erdiğinde kalbin elektrik hatları sıklıkla tamamen normale döner ve blok ortadan kalkar. Ancak dışarıdan çekilen elektrokardiyografi kağıtları tamamen normal görünse bile, kalbin mikroskobik derinliklerindeki hasarların tam anlamıyla iyileşmesi ciddi bir zaman alır. İyileşme devam ederken kalpte gizli kalmış ufak elektriksel dengesizliklerin şiddetli ritim bozukluklarına dönüşmesini engellemek için, çocukların hastalığın başladığı günden itibaren en az altı ay boyunca yarışmalı sporlardan, yoğun antrenmanlardan ve beden eğitimi derslerinden uzak durması tıbbi bir zorunluluktur.

Altı aylık istirahat döneminin sonunda spora dönüş kararı verilmeden önce yapılması gereken değerlendirmeler şunlardır:

  • Detaylı elektrokardiyografi çekimi
  • Ekokardiyografi ile kasılma kontrolü
  • Yirmi dört saatlik ritim holter analizi
  • Efor testi ile kapasite ölçümü
  • İleri düzey kalp kası görüntülemesi

Tüm bu testler sonucunda kalpte hiçbir ritim duraklaması olmadığı kanıtlanırsa ve kalp kası eski esnekliğine kavuşmuşsa, çocuğun yavaş yavaş spora dönmesine izin verilir. Kalıcı kalp pili takılan çocuklarda da düzenli egzersiz, fiziksel ve ruhsal sağlık için çok önemlidir. Ancak kalıcı tam bloğu olan çocukların spora başlamadan önce mutlaka koşu bandında efor testine girmesi ve kalp pillerinin, egzersiz sırasında artan oksijen ihtiyacını karşılayacak kadar hızlanıp hızlanmadığının test edilmesi gerekir. Ayrıca kalp pilinin dışarıdan gelebilecek sert bir darbeyle zarar görmemesi için dövüş sporları veya sert temas gerektiren sporlar yerine, daha bireysel ve düşük temaslı spor branşlarının tercih edilmesi uzmanlar tarafından önerilmektedir.

Sıkça sorulan sorular

Edinsel tam AV blok, kalbin kulakçıkları ile karıncıkları arasındaki elektriksel iletimin tamamen kesilmesi durumudur. Doğuştan değil, sonradan gelişir ve kalp ritminde ciddi yavaşlamaya neden olabilir.
Baş dönmesi, bayılma, aşırı halsizlik, nefes darlığı, çarpıntı hissi ve egzersiz kapasitesinde azalma en sık görülen belirtilerdir. Bazı hastalarda belirtiler aniden ortaya çıkabilir.
Kalp kası hastalıkları, miyokardit, kalp ameliyatları, bazı ilaçlar, yaşa bağlı iletim sistemi bozuklukları ve elektrolit dengesizlikleri edinsel tam AV blok gelişimine neden olabilir.
Evet, çocuklarda da görülebilir. Özellikle kalp ameliyatları sonrası, miyokardit gibi enfeksiyonlara bağlı veya bazı nadir kalp hastalıkları sonucunda gelişebilir.
Tanıda elektrokardiyografi (EKG) temel yöntemdir. Ayrıca Holter ritim takibi, ekokardiyografi ve gerekli durumlarda ileri kardiyolojik incelemeler kullanılabilir.
Evet, kalp hızının ciddi şekilde yavaşlaması nedeniyle beyne yeterli kan gitmeyebilir. Bu durum baş dönmesi, kısa süreli bilinç kaybı ve bayılma ataklarına yol açabilir.
Tedavi altta yatan nedene göre planlanır. Geçici nedenler düzeltilmeye çalışılırken, kalıcı iletim bozukluğu bulunan hastalarda kalp pili uygulaması gerekebilir.
Kalbin yeterli hızda atmasını sağlamak ve bayılma, kalp yetmezliği veya ciddi ritim problemleri gibi komplikasyonları önlemek amacıyla kalıcı kalp pili tedavisi uygulanabilir.
Tedavi edilmediğinde ciddi ritim bozukluklarına, bayılmalara ve nadiren yaşamı tehdit eden komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve düzenli takip büyük önem taşır.
Edinsel tam AV blok şüphesi bulunan kişiler Kardiyoloji uzmanına başvurmalıdır. Çocuk hastalarda ise değerlendirme ve tedavi süreci Çocuk Kardiyolojisi uzmanları tarafından yürütülmelidir.
Güncellenme Tarihi: 12.10.2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Call Now Button