Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromu, kalbin üst ve alt odacıkları arasında doğuştan var olan ekstra bir elektriksel bağlantının sebep olduğu yapısal bir ritim bozukluğu hastalığıdır. Normal şartlarda belirli bir düzenle ilerlemesi gereken elektrik sinyalleri, bu fazladan kestirme yol üzerinden çok hızlı geçerek kalpte anlık bir kısa devre yaratır. WPW sendromu belirtileri arasında aniden başlayan ve göğüsten fırlayacakmış gibi hissedilen şiddetli kalp çarpıntısı, nefes darlığı, baş dönmesi, göğüste çırpıntı hissi, halsizlik ve bayılma (senkop) yer alır. Kalbin elektriksel sistemindeki bu yapısal farklılık, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen ani ve kontrolsüz hızlı nabız (taşikardi) ataklarıyla kendini belli etmektedir.
WPW Sendromu Nedir ve Kalpte Nasıl Bir Elektriksel Soruna Yol Açar?
Wolff-Parkinson-White, yani kısaca WPW sendromu, kalbin üst ve alt odacıkları arasında bulunmaması gereken, fazladan bir elektrik yolunun doğuştan var olması durumudur. Bu fazladan yola tıbbi terminolojide “aksesuar yol” veya “Kent demeti” adı verilir. Bu durumu bir şehrin trafik akışına benzetmek mümkündür. Normal yolda ilerleyen arabalar (elektrik sinyalleri) gişelerde (kontrol merkezi) yavaşlamak zorundayken, WPW sendromu olan kalplerde sinyaller bu gişeleri tamamen es geçen ve hiçbir hız kontrolü olmayan bir kestirme yolu kullanırlar.
Sinyallerin bu kestirme yoldan geçerek kalbin alt odacıklarına kontrolsüz ve çok hızlı bir şekilde ulaşması, alt odacıkların normalden çok daha erken uyarılmasına neden olur. Bu erken uyarılma durumuna preeksitasyon adı verilir. Elektrokardiyografi cihazıyla kalbin ritmi kağıda döküldüğünde, bu erken uyarılma kendini çok tipik bir iz ile belli eder. Bu ize “delta dalgası” denmektedir. Normal iletim yolu ile bu fazladan kestirme yol arasında bir elektrik döngüsü, bir nevi kısa devre oluştuğunda ise kalbin atış hızı aniden tehlikeli boyutlara ulaşır. Kalp içinde sürekli dönüp duran bu elektrik akımı, supraventriküler taşikardi olarak bilinen çarpıntı ataklarını başlatır. Bazen bu kestirme yol elektriği sadece aşağıdan yukarıya doğru iletir. Böyle durumlarda çekilen kalp şeridinde hiçbir anormallik görülmez ve bu tablo “gizli aksesuar yol” olarak adlandırılır.
En çok korkulan durum ise atriyumların çok hızlı ve düzensiz kasıldığı atriyal fibrilasyon anıdır. Sağlıklı bir kalpte kontrol merkezi bu hızlı uyarıları filtreleyip alt odacıkları korurken, WPW sendromunda bu uyarılar kestirme yoldan doğrudan alt odacıklara iner. Kalbin alt kısımları dakikada yüzlerce kez atmaya çalıştığında kan pompalama yeteneğini tamamen kaybeder. Bu durum ventriküler fibrilasyon adı verilen ve hayati tehlike yaratan bir tabloya dönüşebilir. Bu nedenle durumun erken tespiti ve doğru yönetilmesi hayati bir öneme sahiptir.
Bebeklerde WPW Sendromu Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
Bebeklik dönemi, kalp ritim bozukluklarının teşhis edilmesi açısından en zorlu dönemlerden biridir. Bir bebek çarpıntı hissettiğinde, göğsünün ağrıdığını veya kalbinin çok hızlı attığını sözlü olarak ifade edemez. Bu yaş grubunda belirtiler genellikle kalple hiç ilgisi yokmuş gibi görünen, son derece genel ve yanıltıcı olabilen sistemik bulgular şeklinde ortaya çıkar. Bu yüzden ebeveynlerin bebeklerindeki ani davranış değişikliklerini iyi gözlemlemesi büyük önem taşır.
Çarpıntı atağı geçiren bir bebekte kalp hızı dakikada iki yüz ila üç yüz atıma kadar çıkabilir. Bu inanılmaz hız, bebeğin vücudunun ihtiyaç duyduğu oksijenli kanın dokulara yeterince ulaştırılamaması anlamına gelir. Süt çocukluğu ve yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan uyarıcı işaretler şunlardır:
- Solukluk
- Huzursuzluk
- Sinirlilik
- Takipne
- Siyanoz
Bu listede yer alan takipne bebeğin olağandışı bir şekilde hızlı nefes alıp vermesini, siyanoz ise özellikle dudak çevresinde, deride ve tırnak diplerinde görülen mavi veya grimsi renk değişikliklerini ifade eder. Bebeklerde ayrıca beslenme sırasında çabuk yorulma ve emmeyi reddetme çok sık görülür. Bebek kalbi belli bir süre bu aşırı hıza dayanabilse de ataklar fark edilmediğinde ve saatlerce veya günlerce sürdüğünde kalp kası ciddi şekilde yorulur. Zamanla kalbin kanı ileriye doğru pompalama gücü zayıflar ve tablo hızla kalp yetmezliğine doğru ilerleyebilir. Bu sebeple açıklanamayan huzursuzluk ve solukluk durumlarında vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılması elzemdir.
Büyük Çocuklarda ve Gençlerde WPW Sendromu Belirtileri Nelerdir?
Çocuklar büyüdükçe ve kendilerini ifade etme yetenekleri geliştikçe, karşılaşılan klinik tablo çok daha net bir hal alır. Büyük çocuklar, ergenler ve gençler, bedenlerinde meydana gelen değişiklikleri çok iyi tarif edebilirler. Genellikle şikayetlerini “kalbim aniden göğsümden fırlayacakmış gibi atmaya başladı” veya “içimde çırpınan bir kuş var” şeklinde dile getirirler. Ataklar genellikle aniden başlar ve yine aniden, adeta bir elektrik düğmesi kapatılmış gibi son bulur.
Bu yaş grubundaki çocuklarda elektriksel kısa devrenin yarattığı temel şikayetler şunlardır:
- Çarpıntı
- Göğüs ağrısı
- Halsizlik
- Baş dönmesi
- Göz kararması
- Presenkop (Bayıla yazma)
- Senkop (Bayılma)
Listede geçen presenkop göz kararması ve bayılacak gibi olma hissini, senkop ise tam bir bilinç kaybı ve bayılma durumunu anlatır. Özellikle bayılma, kalp ritim bozukluklarında en çok ciddiye alınması gereken alarm bulgusudur. Bir çocuğun çarpıntı atağı sırasında bayılması, kalbin o kadar hızlı ve verimsiz attığını gösterir ki beyne giden kan akışı kritik bir seviyenin altına düşmüştür. Bu durum yaşamı tehdit edebilecek çok daha ciddi ritim sorunlarının bir habercisi olabileceğinden derhal detaylı bir inceleme gerektirir.
Bazen şikayetler çok silik olabilir ve bu durum yanlış teşhislere zemin hazırlar. Sürekli yorgunluk, hafif bulantı ve tekrarlayan göğüs ağrıları olan çocuklarda kalple ilgili bir sorundan şüphelenilmediği vakalar mevcuttur. Ritim bozukluğu fark edilmediği için yıllarca tamamen ilgisiz tedaviler gören, ancak kalbi dakikada iki yüz elli kez atarken acil servise getirildiğinde çekilen basit bir kalp şeridiyle doğru tanıyı alan çocukların durumu bu hastalığın bazen ne kadar sinsi ilerleyebileceğini göstermektedir.
WPW Sendromu Başka Doğumsal Kalp Hastalıkları ile Birlikte Görülür mü?
Fazladan elektrik yolunun varlığı, her zaman tek başına ortaya çıkan bir sorun değildir. Olguların önemli bir kısmında, kalbin yapısında doğuştan gelen başka anatomik farklılıklar veya hastalıklar da eşlik edebilir. Kalp, anne karnında gelişirken hücrelerin göç ettiği ve şekillendiği karmaşık bir süreç yaşanır. Bu süreçteki bir sapma, hem kalbin anatomisini hem de elektrik tesisatını aynı anda etkileyebilir.
Bu sendromla birlikte en sık karşılaşılan yapısal kalp sorunları şunlardır:
- Kardiyomiyopati
- Rabdomyom
- Ebstein anomalisi
- ccTGA (büyük damarların düzeltilmiş transpozisyonu)
Özellikle kalbin sağ tarafında yer alan kapağın normal yerinden daha aşağıya doğru yerleştiği bir anomali türü (Ebstein anomalisi), bu elektrik yolu fazlalığı ile çok sıkı bir ilişki içindedir. Ayrıca kalp kasının aşırı kalınlaşmasıyla seyreden ailesel geçişli hastalıklar veya kalbin kulakçıkları arasında delik bulunması durumu da eşlik eden patolojiler arasında yer alır. Rabdomyom olarak adlandırılan ve çocukluk çağında görülen iyi huylu kalp kası kitleleri de dirençli ritim bozukluklarının kaynağı olabilir.
Kestirme yol üzerinden erken gelen elektrik sinyali, kalbin duvarlarının aynı anda ve uyum içinde kasılmasını engeller. Kalbin bir tarafı diğerinden daha önce kasıldığında, mekanik bir uyumsuzluk ortaya çıkar. Zamanla bu uyumsuzluk kalbin kan pompalama performansını düşürerek kalp kasının genişlemesine ve zayıflamasına neden olabilir. İyi haber şu ki başarılı bir müdahale ile fazladan yol ortadan kaldırıldığında, kalbin kasılma uyumu çok hızlı bir şekilde düzelir ve kalp fonksiyonları tamamen normale döner.
WPW Sendromu Tanısı Nasıl Konulur ve Hangi Testler İstenir?
Şüphelenilen bir durumda teşhis koymak, genellikle gelişmiş teknolojiler ve basamaklı bir değerlendirme süreci gerektirir. İlk ve en önemli adım, hastanın istirahat halindeyken çekilen yüzey kalp şerididir. Sadece birkaç dakika süren ve tamamen ağrısız olan bu test, tecrübeli gözler için paha biçilemez bilgiler sunar. Elektrik iletim süresinin kısaldığının ve kestirme yolun yarattığı özel dalga formunun görülmesi tanıyı kesinleştirir.
Ancak kalpteki bu kestirme yol her zaman aynı kararlılıkla çalışmayabilir. Bazen elektriği iletirken bazen tamamen sessiz kalabilir. Bu gibi durumlarda, anlık çekilen bir şerit tamamen normal çıkabilir. İşte bu yüzden daha kapsamlı inceleme yöntemlerine başvurulur. Tanı aşamasında kullanılan temel yöntemler şunlardır:
- Elektrokardiyografi (EKG)
- 24 saatlik ritim Holter
- Ekokardiyografi (EKO)
Listede bulunan Holter cihazı, çocuğun göğsüne yapıştırılan kablolar aracılığıyla kalbin ritmini yirmi dört veya kırk sekiz saat boyunca kesintisiz olarak kaydeder. Böylece çocuğun uyurken, oyun oynarken veya okuldayken yaşadığı anlık ritim değişiklikleri yakalanabilir. Ekokardiyografi ise kalbin yapısını, kapakçıklarını, kasılma gücünü ve eşlik edebilecek anatomik sorunları ses dalgaları yardımıyla detaylıca gösteren bir ultrasonografi yöntemidir.
Bunlara ek olarak uyum sağlayabilen daha büyük çocuklarda egzersiz testinden çok kıymetli veriler elde edilir. Çocuk bir koşu bandında veya bisiklette efor sarf ederken kalp atışları hızlanır. Egzersiz sırasında kalp hızı arttıkça EKG’deki o karakteristik dalga formunun aniden kaybolması, fazladan yolun yüksek hızlarda elektrik iletemediğini kanıtlar. Bu durum söz konusu yolun tehlike potansiyelinin düşük olduğunun çok güçlü bir göstergesidir ve aileyi büyük ölçüde rahatlatır. Göz kararması ve bayılma öyküsü olan çocuklarda ise tansiyon ve ritim reflekslerini değerlendirmek için özel eğik masa testlerine başvurulabilir.
Acil Durumlarda WPW Sendromu Ataklarına Nasıl Müdahale Edilir?
Bir çocuk durmak bilmeyen bir çarpıntı atağı ile sağlık kuruluşuna getirildiğinde, zamanla yarış başlar. Bu aşamada uygulanan müdahaleler, tamamen çocuğun o anki klinik durumuna ve hayati bulgularına göre şekillenir. Eğer çocuğun bilinci açıksa, tansiyonu normalse ve genel durumu tehlikede değilse, ilk amaç kalbin içindeki o kısır elektriksel döngüyü ilaçla kırmaktır.
Bu amaçla damar yolundan çok hızlı bir şekilde uygulanan özel bir ilaç kullanılır. Bu ilaç, kalbin ana kontrol merkezini sadece birkaç saniyeliğine tamamen bloke eder. Bu kısa süreli blokaj, kalpteki elektrik sistemini adeta bir bilgisayarı yeniden başlatır gibi sıfırlar ve çarpıntı anında kesilerek normal ritim geri döner. Eğer bu ilk seçeneğe yanıt alınamazsa, daha güçlü ritim düzenleyici ajanlar devreye sokulur. Akut atağı sonlandırmak için kullanılan başlıca tıbbi seçenekler şunlardır:
- Adenozin (ancak atrial fibrilasyonlu WPW hastalarında kullanmak kontrendikedir)
- Amiodaron
- Esmolol
- Kardiyoversiyon
Eğer çocuk acil servise bilinci kapalı, tansiyonu alınamayacak kadar düşük veya şok tablosunda getirilmişse, ilaçların etki etmesini bekleyecek vakit yoktur. Böyle bir durumda vakit kaybetmeksizin, hafif bir anestezi eşliğinde kalbe dışarıdan kontrollü ve düşük dozda bir elektrik akımı verilir. Senkronize elektriksel kardiyoversiyon adı verilen bu şok tedavisi, tüm elektriksel karmaşayı anında silerek kalbin kendi doğal jeneratörünün kontrolü yeniden ele almasını sağlar ve hayat kurtarır.
Uzun Dönem WPW Sendromu Tedavisinde Hangi İlaçlar Kullanılır ve Hangilerinden Kaçınılmalıdır?
Acil durum atlatıldıktan sonraki en önemli hedef, yeni çarpıntı ataklarının ortaya çıkmasını engellemektir. Bu amaçla çocuklara uzun dönem kullanacakları koruyucu ağızdan ilaç tedavileri başlanır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda vücudun stres ve heyecan sistemini baskılayarak atakları önleyen ilaçlar oldukça güvenli ve etkilidir. Kullanılan koruyucu ajanlar şunlardır:
- Propranolol
- Sotalol
Bu ilaçlar düzenli kullanıldıklarında çarpıntı sıklığını ve şiddetini belirgin şekilde azaltırlar. Sotalol kullanımı sırasında kalbin diğer elektriksel özelliklerinin etkilenmemesi için düzenli EKG takibi yapılması önemlidir.
Öte yandan ritim bozuklukları tedavisinde çok dikkat edilmesi gereken, hayati bir kural vardır. Normalde başka tür çarpıntılarda veya kalp yetmezliklerinde çok faydalı olan bazı ilaçlar, bu özel sendroma sahip çocuklarda kesinlikle kullanılmamalıdır. Bunun nedeni, bu ilaçların çalışma prensibidir. Bu tehlikeli ilaçlar şunlardır:
- Digoksin
- Verapamil
Bu maddeler, kalbin normal ana yolunu ve kontrol merkezini yavaşlatırken, fazladan kestirme yola hiçbir etki etmezler; hatta onun elektriği daha hızlı iletmesine zemin hazırlayabilirler. Eğer kalbin üst kısımlarında çok hızlı ve düzensiz bir kasılma başlarsa, normal yol kapalı olduğu için yüzlerce elektrik sinyali doğrudan kestirme yoldan alt odacıklara iner. Bu durum alt odacıkların fibrilasyonuna ve kalbin durmasına yol açabilir. Ayrıca bazı ilaç grupları bir yaşından küçük bebeklerde çok şiddetli tansiyon düşüklüğüne ve nabız yavaşlamasına neden olabileceğinden, tedavi planlamasında büyük bir hassasiyet gerekir.
Hiç Şikayeti Olmayan Çocuklarda WPW Sendromu Riski Nasıl Hesaplanır?
Klinik pratikte karşılaşılan en hassas konulardan biri de kalbinde bu fazladan yol olduğu bilinen, ancak hayatı boyunca hiçbir çarpıntı atağı veya bayılma yaşamamış çocukların durumudur. Şikayetin olmaması, tehlikenin olmadığı anlamına gelmez. Bu yüzden sessiz duran bu kestirme yolların, ileride ani bir ritim bozukluğu yaratıp yaratmayacağının önceden tespit edilmesi çok büyük önem taşır.
Riski belirlemek için yarı-girişimsel ve tam girişimsel yöntemler kullanılır. Küçük çocuklarda genellikle yemek borusu yoluyla yapılan ölçümler tercih edilir. Yemek borusu anatomik olarak kalbin kulakçıklarına çok yakındır. Burun veya ağız yoluyla incecik bir tel ilerletilerek, damar içine girmeden ve radyasyon kullanmadan kalbin elektrik iletim kapasitesi ölçülebilir. Bu işleme transözofajeal elektrofizyolojik çalışma adı verilir.
Daha kesin bir risk haritalaması için ise invaziv elektrofizyolojik çalışma yapılır. Kasıktaki damarlardan girilerek doğrudan kalbin içine çok ince ölçüm kabloları yerleştirilir. Günümüzde çocukları radyasyondan korumak için, röntgen ışını kullanmayan ve kalbin üç boyutlu renkli haritasını çıkaran ileri teknoloji sistemler kullanılmaktadır. İşlem sırasında kalbi hızlandıran ilaçlar verilerek yolun dayanıklılığı test edilir. Yüksek risk işaretleri olarak ölçülen değerler şunlardır:
- APERP süresi
- SPERRI süresi
Bu kısaltmalar, fazladan yolun elektriği ne kadar hızlı iletebildiğini gösteren milisaniyelik ölçümlerdir. Eğer bu yolun elektriksel toparlanma süresi çok kısaysa veya saniyede çok yüksek sayıda uyarıyı alt odacıklara geçirebiliyorsa, bu durum hayati bir risk taşıdığı anlamına gelir. Ayrıca kalpte birden fazla kestirme yolun tespit edilmesi de riskin ve işlem sonrası tekrarlama ihtimalinin yüksek olduğunun bir göstergesidir.
Spor Yapan Çocuklarda WPW Sendromu İçin Nasıl Bir Yol İzlenmelidir?
Çocukların fiziksel gelişimi ve psikolojik sağlığı için spor tartışılmaz bir öneme sahiptir. Ancak konu kalp ritim bozuklukları olduğunda, özellikle yarışmalı ve yoğun efor gerektiren sporlar özel bir değerlendirme gerektirir. Koşarken, yüzerken veya rekabetçi bir maç esnasında vücuttaki adrenalin seviyesi en üst noktaya ulaşır. Artan bu adrenalin ve sempatik sistem aktivasyonu, kalbin çalışma hızını dramatik şekilde artırır.
Eğer sporcu bir çocukta yüksek hızda elektrik iletme kapasitesine sahip bir aksesuar yol varsa, efor sırasındaki bu adrenalin deşarjı tehlikeli ritim bozukluklarını tetikleyebilir. Normalde beş yaşın altındaki ve hiçbir şikayeti olmayan çocuklarda girişimsel tedaviler bekletilebilirken, söz konusu profesyonel veya yoğun spor yapmak isteyen atletik çocuklar ve gençler olduğunda yaklaşım tamamen değişir.
Güncel uluslararası tıbbi uzlaşı raporlarına göre, yarışmalı spor müsabakalarına katılmak isteyen çocuklarda, daha önce hiç çarpıntı şikayeti olmamış olsa bile, antrenman ve maç sırasındaki ani kalp durması riskini tamamen sıfırlamak için kesin çözüm olan kateter yöntemiyle tedavi birinci seçenek olarak sunulmaktadır. Böylece genç sporcular, hayatlarını tehlikeye atmadan ve akıllarında bir şüphe kalmadan kariyerlerine güvenle devam edebilirler.
WPW Sendromu İçin Kesin Çözüm Olan Ablasyon Tedavisi Nasıl Uygulanır?
İlaç tedavileri çarpıntı ataklarını bastırmakta etkili olsa da hastalığı tamamen yok etmezler. Bu hastalığın kökten çözümü ve kalıcı kürü, kateter ablasyonu adı verilen girişimsel işlemdir. Bu işlem göğüs kafesini açmadan, tamamen kapalı bir yöntemle, özel olarak tasarlanmış elektrofizyoloji laboratuvarlarında gerçekleştirilir. Çocuğun kasık bölgesindeki toplardamarlardan veya atardamarlardan girilerek saç teli kalınlığındaki esnek kablolarla kalbin içine ulaşılır.
İçerideki elektriksel aktivite milimetrik olarak haritalandırılır ve o fazladan yaramaz yolun yeri tespit edilir. Nokta atışı ile yeri bulunan bu küçük doku parçasına enerji verilerek iletim özelliği kalıcı olarak yok edilir. Bu tahrip etme işlemi için günümüzde iki temel enerji türü kullanılmaktadır:
- Radyofrekans
- Kriyoablasyon
Radyofrekans yönteminde kateterin ucundan yüksek frekanslı radyo dalgaları verilerek doku ısıtılır ve yakılarak tahrip edilir. Bu yöntemin kalıcı hasar bırakma gücü ve başarı oranı çok yüksektir. Ancak kestirme yol, kalbin normal ve hayati önem taşıyan ana elektrik merkezine çok yakınsa, yakma işlemi sırasında yanlışlıkla sağlıklı dokulara da zarar verme ihtimali doğar.
İşte tam bu noktada çok daha güvenli bir teknoloji olan dondurma işlemi devreye girer. Kateterin ucundan özel bir gaz verilerek hedef doku eksi otuz derecelere kadar soğutulur. Bu hafif dondurma aşamasında dokunun elektrik iletimi geçici olarak durur. Eğer dondurulan bölgenin yanlış yer olduğu veya normal yola zarar verdiği fark edilirse işlem derhal sonlandırılır. Doku saniyeler içinde çözünerek ısınır ve hiçbir kalıcı hasar kalmadan normal fonksiyonuna geri döner. Doğru noktada olunduğu teyit edildikten sonra, derece daha da düşürülerek kalıcı dondurma işlemi tamamlanır. Bu mükemmel güvenlik mekanizması sayesinde, kalıcı pil takılmasını gerektirecek komplikasyon riskleri neredeyse sıfıra indirilmiştir.
WPW Sendromu Ablasyonu Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
Başarılı geçen bir ablasyon işleminin ardından çocuğun kalbinde başka gizli yolların olup olmadığını anlamak için detaylı testler tekrarlanır. Her şeyin yolunda olduğu onaylandıktan sonra teller çıkarılır ve kasıktaki giriş yerlerine küçük bir baskı uygulanarak kanama durdurulur. Çocuklar işlemden sonra genellikle sadece bir gece gözlem amacıyla hastanede misafir edilir ve ertesi gün taburcu olurlar.
Taburculuk sonrasındaki ilk bir hafta ile on günlük süreçte kasık bölgesinin iyileşmesi için ağır bedensel aktivitelerden kaçınılması istenir. İşlemin başarıyla tamamlandığı ve takipte nüks görülmeyen çocuklar, ömür boyu ilaç kullanma zorunluluğundan kurtulurlar. Artık kalplerinde tehlikeli bir kestirme yol kalmadığı için, herhangi bir fiziksel aktivite kısıtlamasına gerek kalmaksızın okullarına, arkadaşlarına ve istedikleri her türlü spora tam anlamıyla sağlıklı bireyler olarak güvenle dönebilirler.
Sıkça sorulan sorular

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, 20 yıla yakın klinik, akademik ve girişimsel deneyime sahip, doğuştan kalp hastalıkları, pediatrik girişimsel kardiyoloji, hibrit işlemler ve radyasyon azaltılmış / floroskopisiz kateterizasyon teknikleri alanlarında uluslararası düzeyde tanınan bir uzmandır.
Bugüne kadar hem ülkemizde hem de yurtdışında toplamda 10.000’in üzerinde pediatrik kardiyak kateterizasyon işlemi gerçekleştirmiş; kompleks yapısal kalp hastalıklarında ileri düzey girişimsel ve hibrit uygulamalara ülkemizde öncülük etmiştir.
Akademik üretkenliği 110 SCI/SCIE yayını, 1.440 atıf, H-indeksi 18 ile bilimsel olarak güçlü bir otoriteyi temsil etmektedir (Google Scholar, 2025).
