Prematüre ventriküler kasılmalar, kalbin alt odacıkları olan karıncıklardan kaynaklanan ve normal ritim düzeninin dışına çıkarak kalbin vaktinden önce fazladan atmasına yol açan elektriksel ritim bozukluklarıdır. Tıp literatüründe ventriküler erken vuru veya ekstrasistol olarak da adlandırılan bu durum çocukluk çağında kalp çarpıntısı şikayetiyle karşılaşılan en yaygın anormalliklerden biridir. Kalbin olağan temposunu bozan bu erken elektriksel uyarılar, kasılmanın hemen ardından kısa süreli bir duraksama ve tekleme hissi yaratır. Çocuk kardiyolojisi pratiğinde sıkça değerlendirilen bu ritim düzensizlikleri, kalpte hücresel düzeyde gelişen anlık farklılıklardan doğar ve doğru klinik yaklaşımla güvenle yönetilebilir.
Çocuklarda Prematüre Ventriküler Kasılmalar Neden Erişkinlere Göre Farklılık Gösterir?
Pediatrik yaş grubunda karşılaştığımız kalpteki fazladan atımların sıklığı, erişkin hastalardan çok büyük farklılıklar barındırır. Erişkin bireyler yaşlandıkça kalplerindeki hücresel yapı değişime uğrar ve bu nedenle yapılan yirmi dört saatlik ritim taramalarında erken vuru saptanma oranı yüzde kırklardan yüzde yetmiş beşlere kadar çıkabilir. Yaş ilerledikçe bu elektriksel tekleme halinin artması yetişkinler için beklenen bir durumdur. Ancak sağlıklı, genç popülasyonlar incelendiğinde tablo tamamen değişmektedir. Yirmi yaşın altındaki bireylerde bu oran yalnızca yüzde birin bile altındayken, yaşanılan bu ritim bozukluğunun çocuklarda yetişkinlerdeki kadar sıradan kabul edilemeyeceği açıktır.
Çocukluk çağının kendi içerisinde de yaş gruplarına göre büyük değişimler izlenir. Örneğin on yaşın altındaki çocuklarda daha çok kalbin üst odacıklarından kaynaklanan masum ritim bozuklukları görülürken, kalbin alt odacıklarından kaynaklanan prematüre ventriküler kasılmalar çok daha nadirdir. İstatistiksel olarak küçük çocuklarda bu durumun nadir görülmesi, şikayeti olan çocukların detaylı bir araştırmadan geçirilmesini zorunlu kılar. Bizler de bu sebeple, küçük yaş grubunda saptanan her bir fazladan atımı çok büyük bir ciddiyetle ele alır, altta yatan yapısal bir sorunun olup olmadığını kesin olarak aydınlatmayı hedefleriz.
Kalbin Elektrik Sisteminde Neler Değişiyor da Prematüre Ventriküler Kasılmalar (Erken Vurular) Meydana Geliyor?
Kalbin her atımı, kendi içindeki son derece karmaşık ve bir o kadar da kusursuz bir elektriksel ağ tarafından yönetilmektedir.
Kalbi bir eve benzetecek olursak, ana elektrik şalteri kalbin sağ üst odacığındadır ve buradan çıkan akım kablolar vasıtasıyla tüm odacıklara sırasıyla yayılır. Erken vuruların ortaya çıkmasından sorumlu olan hücresel süreçlerin başında, alt odacıklardaki (karıncıklardaki) bazı yaramaz hücrelerin ana şalterden bağımsız hareket etmesi gelir. Bu hücreler adeta kendi başlarına liderlik ilan edip, asıl ritim merkezinden tamamen bağımsız olarak fazladan elektrik üretmeye başlarlar.
Bir diğer süreç ise hücre içindeki elektrolit (kalsiyum, potasyum, magnezyum gibi) dengesizlikleri nedeniyle dokuların gereğinden fazla hassaslaşması ve fazladan uyarılmasıdır. Bazen de elektriksel uyarı, kalpteki minik bir yara veya farklı bir doku etrafında kısır bir döngüye girerek sürekli aynı bölgeyi uyarmaya devam eder. Bu hücresel değişimlerin altında yatan nedenleri araştıran güncel bilimsel çalışmalar vücuttaki metabolik inflamasyonun yani gizli iltihaplanma süreçlerinin oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Kan dolaşımında artan bazı hücresel atıkların kalp kasındaki iletim yolları üzerinde bozucu etkiler yaratarak bu anormal atımları başlatan tetikleyiciler olabileceği artık daha net bilinmektedir. Bu hücresel mekanizmaların anlaşılması, çocuklara yaklaşımımızda bizlere büyük bir yol gösterici olmaktadır.
Hangi Altta Yatan Hastalıklar Çocuklarda Prematüre Ventriküler Kasılma Gelişimini Tetiklemektedir?
Çocuklarda karşılaştığımız prematüre ventriküler kasılmaların çok büyük bir kısmı, kalbinde hiçbir yapısal anormallik bulunmayan, son derece sağlıklı çocuklarda ortaya çıkmaktadır. Bu gruptaki çocukların kalpleri yapısal olarak tamamen normaldir ve yaşanan ritim bozukluğuna iyi huylu anlamına gelen “idiyopatik” adı verilir. Bu iyi huylu grupta hayati bir risk söz konusu değildir. Klinik yaklaşımın en temel ve hayati adımı, bu masum grubu, kalbinde gerçek bir hastalık barındıran çocuklardan ayırt edebilmektir.
Klinik değerlendirmede aradığımız ikincil tehlikeli nedenler şunlardır:
- Romatizmal kardit
- Viral miyokardit
- Doğuştan kalp anormallikleri
- Geçirilmiş kalp ameliyatı izleri
- Kalp dokusu tümörleri
Bağışıklık sistemi hastalıkları
Bu nedenleri biraz daha detaylandırmak gerekirse; örneğin akut romatizmal ateş veya ağır gribal enfeksiyonlar sonrası gelişen miyokardit (kalp kası iltihabı) kalbin elektriksel kararlılığını derinden sarsar. Kalp kası iltihaplandığında hücreler arası iletişim bozulur ve kalbin alt odacıkları çılgınca hatalı sinyaller üretmeye başlar. Doğuştan kalp hastalığı nedeniyle geçmişte ameliyat olmuş çocuklarda ise kalpte oluşturulan cerrahi dikiş hatları, elektrik akımının takılıp kısır döngüye girmesi için çok uygun bir zemin hazırlar. Çocukluk çağında kalbin kendi dokusundan kaynaklanan tümörler son derece nadir olsa da bazı inatçı ritim bozukluklarının arkasından hücresel kitleler çıkabilmektedir. Özellikle fibrom adı verilen yapılar kendiliğinden küçülme eğilimi göstermedikleri için kalp kasının içine sızarak sürekli bir elektriksel kaos yaratırlar. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde bebeklere hayat kurtarmak amacıyla takılan göbek kateterlerinin ucu kalbe fazla yaklaştığında da geçici süreli ritim düzensizlikleri yaşanabilir ancak bu durum kateter çıkarıldığında genellikle hızla normale döner.
Çocuklar Prematüre Ventriküler Kasılma Belirtilerini Nasıl Hisseder ve Neler Alarm Vericidir?
Bu elektriksel fazladan atımlara sahip olan çocukların büyük bir bölümü hiçbir şikayet hissetmez ve hayatlarına tamamen normal bir şekilde devam ederler. Genellikle basit bir ateşli hastalık ya da spor lisansı almak için yapılan rutin bir dinleme sırasında kalpte bir tekleme olduğu fark edilir. Ancak durumu bedeninde hisseden çocuklarda en sık karşılaşılan yakınma göğüste şiddetli bir çarpıntı, kuş kanadı çırpıntısı ya da anlık bir duraksama ve nefes kesilmesi hissidir.
Bu şikayetlerin fizyolojik altyapısı oldukça ilginçtir. Kalbin alt odacıklarından kaynaklanan atışlar çok daha güçlü hissedilir fakat çocuk aslında araya giren o hatalı, erken atışı hissetmez. Hatalı atıştan hemen sonra, kalbin kendini toparlamak ve düzeni sağlamak için verdiği kısacık bir telafi molası vardır. Bu kısacık dinlenme ve duraksama anında kalbin odacıkları normalden çok daha uzun süre, ağzına kadar kanla dolar. Bekleyişin ardından ilk normal sinyal gelip kalp kasıldığında, içindeki bu devasa kan kütlesi tüm vücuda çok büyük bir kuvvetle pompalanır. İşte göğüs kafesinde bir gümbürtü, tekleme veya atlama olarak hissedilen şey, bu içi aşırı kan dolmuş kalbin ilk kuvvetli vuruşudur.
Aileleri ve hekimleri alarma geçirmesi gereken tehlike işaretleri şunlardır:
- Bayılma
- Göz kararması
- Şiddetli göğüs ağrısı
- Egzersiz sırasında fenalaşma
- Çarpıntı
- Açıklanamayan aşırı yorgunluk
- Soğuk terleme
Özellikle erken vurusu olan bir çocukta bayılma (senkop) tablosunun gelişmesi çok ciddi bir alarm işaretidir. Bu durum kalbin elektriksel kanallarında genetik bir sorun olduğuna, kalp kasında tehlikeli bir kalınlaşma yaşandığına veya ritmin aniden çok tehlikeli seviyelere çıktığına işaret edebilir. Ayrıca gün içindeki toplam kalp atımlarının çok büyük bir kısmını bu hatalı atımlar oluşturuyorsa, kalp kası zamanla yorulmaya başlar ve pompa gücünü kaybederek genişleyebilir. Bu noktaya gelmeden önce belirtilerin doğru okunması son derece hayatidir.
Prematüre Ventriküler Kasılmalar İçin Doğru Teşhise Ulaşmada Hangi Testler Kullanılır?
Tanısal süreçte atılan her adım, kalbin gizlediği sırları yavaş yavaş gün yüzüne çıkarmak üzere tasarlanmıştır. Bu yolculuk çocuğun ve ailenin şikayetlerini dikkatle dinlemekle başlar. Çarpıntının ne zaman başladığı, eforla artıp artmadığı, ailede kalp rahatsızlığı nedeni ile aniden kaybedilen biri olup olmadığı adeta bir dedektif gibi sorgulanır. Fizik muayenede stetoskop ile kalbin sesleri dinlenir ve kapakçıklarda bir sorun olup olmadığı incelenir.
Teşhis sürecinde başvurduğumuz temel testler şunlardır:
- Elektrokardiyografi
- Ekokardiyografi
- Ritim Holter
- Efor testi
- Elektrofizyolojik çalışma
- Kardiyak MRI (gerekli hastalarda)
- Genetik tetkikler (gerekli hastalarda)
Elektrokardiyografi (EKG) teşhisin olmazsa olmaz altın standartıdır. Göğse, kollara ve bacaklara yapıştırılan küçük etiketler sayesinde kalbin elektriksel aktivitesi kağıda dökülür ve o an içindeki hatalı atımın kalbin neresinden kaynaklandığı, dalgaların genişliğine bakılarak anlaşılır. Ekokardiyografi ise kalbin ultrasonudur. Ses dalgaları kullanılarak kalbin tüm odacıkları, duvar kalınlıkları, kasılma gücü ve kapakçıkları renkli ve hareketli olarak ekranda izlenir; böylece kalpte delik veya tümör gibi yapısal sorunlar tamamen dışlanır.
Ritim Holter cihazı, teşhisin bel kemiğini oluşturur. Çocuğun göğsüne yapıştırılan kablolar, cep telefonu büyüklüğünde bir cihaza bağlanır ve çocuk yirmi dört saat boyunca bu cihazla uyur, oynar, okula gider. Bu sayede gün içindeki yüz binlerce kalp atımının ne kadarının hatalı olduğu yani “ektopi yükü” tam rakamlarla hesaplanır. Efor testi ise kalbin strese verdiği yanıtı görmek için yapılır. Çocuk bir koşu bandında koşturulurken EKG’si çekilir. Ekokardiyografisi normal olan bir çocuk koştuğunda bu hatalı atımlar kayboluyorsa derin bir oh çekilir; çünkü bu durum kalbin sağlıklı olduğunu ve sürecin iyi huylu olduğunu kanıtlar. Tüm bunlara rağmen açıklanamayan bayılmaları olan riskli çocuklarda ise, kasık damarından ince kablolarla kalbe girilerek yapılan elektrofizyolojik çalışma uygulanarak kalbin iç haritası birebir çıkarılır.
Erken Vuru (Prematüre Ventriküler Kasılma) Saptanan Çocuklarda Risk Sınıflandırması Nasıl Yapılmaktadır?
Çocukların değerlendirme süreci tamamlandıktan sonra, elde edilen veriler ışığında her çocuk belirli bir klinik sınıflandırmaya dahil edilir. Bu sınıflandırma, çocuğun günlük yaşamının nasıl şekilleneceğini ve tedaviye ihtiyaç duyup duymayacağını belirleyen en kritik aşamadır. Her çocuğun kalbi farklı bir hikaye anlatır ve bizlerin görevi bu hikayeyi en doğru şekilde kategorize etmektir.
İlk grup olan düşük riskli, masum ve iyi huylu grupta işler oldukça rahattır. Bu çocukların kalpleri yapısal olarak tamamen normaldir. Efor testinde koştukça erken vuruları kaybolan, gün içindeki hatalı atım sayısı düşük seviyelerde olan ve herhangi bir bayılma şikayeti olmayan çocuklar bu grupta yer alır. Bu çocuklar hastalıklı olarak görülmemeli, sadece düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Orta riskli grup ise kalbi sağlam olmasına rağmen çarpıntı, halsizlik ve göğüs ağrısı gibi yaşam kalitesini oldukça düşüren şikayetleri olan çocukları kapsar. Bu gruptaki çocukların günlük atım yükü biraz daha fazladır ve genellikle günlük yaşantılarını rahatlatmak için yakın takibe alınırlar.
Yüksek riskli gruba geldiğimizde ise süreç tamamen değişmektedir. Doğuştan kalp hastalığı olan kalbinde ameliyat dikişleri bulunan, eforla birlikte ritim bozukluğu tehlikeli seviyelere tırmanan çocuklar bu gruptadır. Ailede erken yaşta açıklanamayan ani kalp rahatsızlığı öyküsü bulunanlar ve bayılma atakları geçirenler çok daha sıkı takip edilmelidir. Günlük ektopik atım yükü çok yüksek olan bu hastalar, tehlikeli sonuçlarla karşılaşmamak adına doğrudan tedavi protokollerine, hatta ileri girişimsel işlemlere yönlendirilir.
İyi Huylu Prematüre Ventriküler Kasılma Olgularında Hangi Yaşam Tarzı Değişiklikleri Önerilir?
Düşük risk grubundaki yapısal olarak tamamen normal kalbe sahip iyi huylu olgularda tıbbi ilaç tedavisi kesinlikle önerilmemektedir. Buradaki en kritik müdahale, ailenin ve çocuğun psikolojisini rahatlatmaktır. Çocuklarının kalbinde bir sorun olduğunu duyan anne babalar genellikle büyük bir panik ve anksiyete yaşarlar. Çocuğun ani bir şekilde hayatını kaybedeceğine dair yoğun ve yersiz bir korku oluşabilir. Bu aşamada durumun ne kadar masum olduğu detaylıca anlatılmalı ve çocuğun üzerine titrenerek ona bir “hasta” muamelesi yapılmasının önüne geçilmelidir. Çocuğun psikolojik olarak desteklenmesi, kalbini dinleyerek kaygı düzeyini artırmasını engelleyecektir.
Beslenme ve günlük alışkanlıkların düzenlenmesi şikayetlerin kontrolünde inanılmaz derecede etkilidir. Uyarıcı gıdalar kalbin elektriksel sistemini gereksiz yere kamçılayarak bu hatalı atımları tetikler.
Beslenme düzeninden çıkarılması veya azaltılması gerekenler şunlardır:
- Çay
- Kahve
- Enerji içecekleri
- Soda ve asitli içecekler
- Yoğun çikolata
- Sempatomimetik soğuk algınlığı ilaçları
Düzenli ve yeterli uyku kalbin en iyi ilacıdır. Fiziksel kısıtlama yapmak ise yapılabilecek en büyük yanlışlardan biridir. Düzenli yürüyüşler ve yorucu olmayan spor aktivitelerinin yapılması teşvik edilmelidir çünkü fiziksel aktivite vücudun stres hormonlarını dengeleyerek kalbin ritmini düzene sokar. Çocukların enerjilerini atabilecekleri, mutlu hissedecekleri hafif tempolu oyun alanlarında özgür bırakılmaları aslında bu masum ritim sorunlarının en doğal tedavisidir.
Prematüre Ventriküler Kasılmalar İçin İlaç Tedavisi ve Acil Durum Müdahaleleri Nasıl Planlanmaktadır?
Hastanın şikayetleri yaşam kalitesini bozmaya başladığında veya ritim Holter cihazında günlük hatalı atım yükü tehlikeli seviyelerde seyrettiğinde ilaç tedavisi devreye girer. Günlük ağızdan kullanılan ilaçlarda ilk seçeneğimiz kalbin hızını yavaşlatan ve kasılma gücünü dengeleyen ajanlardır. Bu ilaçlar kalbi sakinleştirerek çocuğun göğsündeki o kuvvetli gümbürtü hissini, çarpıntıyı ortadan kaldırmada son derece başarılıdır. Ancak bilinmelidir ki bu haplar ritim bozukluğunu tamamen silip yok eden, hastalığın kökünü kurutan mucizevi tedaviler değildir; sadece kullanıldıkları sürece hücresel kararlılığı sağlarlar. Altta yatan çok ciddi hastalıkları olan daha dirençli çocuk vakalarında ise birbirini destekleyen daha güçlü ritim düzenleyici ajanlar bir arada kullanılmak zorunda kalınabilir.
Bazen süreç bu kadar sakin ilerlemez ve hastanelerin acil servislerine başvurmak kaçınılmaz olur. Kalbin elektrik sisteminin tamamen kontrolden çıktığı, peş peşe tehlikeli taşikardi ataklarının yaşandığı durumlar için ekipler daima hazırlıklıdır.
Acil servise başvurmayı gerektiren kritik durumlar şunlardır:
- Bilinç bulanıklığı
- Dudaklarda morarma
- Nefes darlığı
- Göz kararması
- Soğuk terleme
- Hissedilemeyen zayıf nabız
Çocuk acil servise geldiğinde tansiyonu normal ve bilinci açıksa, damar yolundan kalbin elektriksel kanallarını yavaşlatan özel ajanlar dakikalar içinde uygulanarak ritmin normale dönmesi beklenir. Eğer çocuk tansiyon düşüklüğü, şok tablosu veya bilinç kapanıklığı yaşıyorsa ilaçların etki etmesini bekleyecek vakit kesinlikle yoktur. Bu durumda çocuğa hafif bir uyku ilacı verilerek senkronize kontrollü şok uygulanır ve kalbin ana jeneratörü anında sıfırlanarak kontrolü tekrar ele alması sağlanır. Kalbin tamamen durduğu kaotik ritim bozukluklarında ise vakit kaybetmeksizin defibrilatör cihazlarıyla yüksek enerjili şok verilir ve kesintisiz kalp masajına başlanarak hayat kurtarıcı protokoller işletilir.
Prematüre Ventriküler Kasılma Tedavisinde Kateter Ablasyonu Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?
Kateter ablasyonu, günümüzde ritim bozukluklarının tedavisinde sadece şikayetleri baskılamayıp, sorunu kökünden kazıyan ve kesin şifa sunan en ileri girişimsel yöntemdir. Bir çocuğun kalbindeki bu hatalı atımların sıklığı %10 barajını aşıyorsa, sayısı on binleri buluyorsa ve bu aşırı yüklenme kalbin yorulup pompalama gücünün düşmesine yol açıyorsa, ablasyon artık bir seçenek değil zorunluluk haline gelir. Ayrıca yıllarca ilaç kullanmak istemeyen ve ilaçlara rağmen çarpıntısı devam eden çocuklar için de harika bir kurtuluş yoludur.
İşlem hastane ortamında özel olarak tasarlanmış elektrofizyoloji laboratuvarlarında, çocuk hafifçe uyutulurken veya tamamen anestezi altındayken gerçekleştirilir. Çocuğun kasık bölgesindeki büyük toplardamardan içeri girilen spagetti kalınlığındaki son derece ince, esnek kablolar yavaşça kalbin içine kadar ilerletilir. İleri teknoloji üç boyutlu haritalama sistemleriyle, kalbin neresinden bu hatalı atımın çıktığı milimetrik bir hassasiyetle bulunur.
Sorunlu odak noktası bulunduğunda iki farklı yöntemle bu nokta susturulur. Birincisi, radyofrekans enerjisi kullanılarak o bölgenin küçük bir ısıyla tahrip edilmesidir. İkincisi ise, özellikle çocuklarda kalbin ana iletim yollarına çok yakın, riskli bölgelerde yer alan odakları susturmak için kullanılan dondurma işlemidir. Eksi derecelerdeki soğuk enerjiyle yaramaz hücreler tamamen dondurularak etkisiz hale getirilir. Dondurma işlemi, kalbin ana şalterine kalıcı bir zarar verme riskini en aza indirdiği için çocuklarda çok güvenilir bir seçenektir. İşlemden kısa süre sonra çocuk tamamen iyileşmiş bir kalple ayağa kalkar.
Kalp Pili Taşıyan ve Prematüre Ventriküler Kasılma Öyküsü Olan Çocuklar Hangi Sporları Yapabilir?
Geçmiş yıllarda kalbinde ritim bozukluğu olan veya göğsüne hayat kurtarıcı şok verebilen kalp pili (ICD) takılmış çocukların adeta bir cam fanus içinde büyütülmesi, spor yapmalarının kesinlikle yasaklanması gibi katı bir yaklaşım hakimdi. Ancak modern tıbbın gelişmesi ve çocukların psikososyal gelişimlerinin öneminin anlaşılmasıyla birlikte bu eski tabular tamamen yıkılmıştır. Doğuştan ciddi kalp anomalileri barındırmadığı sürece, cihaz taşıyan çocukların sosyal hayata katılmaları ve hareket etmeleri kuvvetle teşvik edilmektedir.
Cihaz taşıyan çocukların güvenle yapabileceği bazı aktiviteler şunlardır:
- Hafif tempolu yürüyüş
- Masa tenisi
- Serbest yüzme
- Bisiklete binme
- Hafif jimnastik
- Doğa yürüyüşü
Buradaki altın kural, çocuğun göğüs kafesine, dolayısıyla da cilt altına yerleştirilmiş olan cihaza veya cihazın kablolarına doğrudan sert bir darbe almasını engellemektir. Göğse alınacak sert bir darbe hem cihazın kasasına zarar verebilir hem de kalbe uzanan ince kabloların yerinden oynamasına veya kırılmasına sebep olabilir.
Kesinlikle uzak durulması gereken yakın temas sporları şunlardır:
- Boks
- Kickboks
- Güreş
- Halter
- Sert futbol
- Amerikan futbolu
Çocuğun cihazının ayarları, kalbinin o anki fonksiyonel durumu ve ilgi duyduğu spor dalı hekimlerle birlikte değerlendirilerek her çocuk için özel bir hareket planı çizilir. Böylece çocuklar hem sağlıklarını korurlar hem de akranlarıyla oynamanın tadını çıkarırlar.
Prematüre Ventriküler Kasılmaları Olan Çocukları Uzun Dönem Takipte Neler Bekliyor?
Uzun vadeli süreçte masum ve idiyopatik ritim sorunları olan şanslı çocuk grubunu harika bir gelecek beklemektedir. Kalbinde herhangi bir yapısal bozukluk olmayan bu çocukların büyük bir bölümünde, yaşları ilerleyip kalpleri büyüdükçe bu hatalı atımlar zaman içinde kendi kendine seyrelir ve genellikle tamamen kaybolur. Kaybolmasa bile ergenlik ve yetişkinlik hayatları boyunca bu atımlar kalp yetmezliğine neden olmaz, hayatlarını kısaltmaz veya sosyal yaşantılarına gölge düşürmez. Bu nedenle ailelerin evham yapmamaları ve sürecin doğallığını kabul etmeleri çok önemlidir.
Diğer yandan günlük hatalı atım oranı yüksek seviyelerde olan ancak henüz ameliyat veya ablasyon ihtiyacı doğmamış olan yüksek riskli çocuklar, daha sık aralıklarla takibe çağrılırlar. Belirli aylarda uygulanan ekokardiyografi ve ritim holter tetkikleriyle kalbin pompalama gücünde veya çapında milimetrik bir gerileme olup olmadığı sıkıca denetlenir. En ufak bir yorulma belirtisi görüldüğünde zaman kaybetmeden girişimsel tedaviler uygulanarak sorun kalıcı olarak çözülür.
Sıkça sorulan sorular

Prof. Dr. İbrahim Cansaran Tanıdır, 20 yıla yakın klinik, akademik ve girişimsel deneyime sahip, doğuştan kalp hastalıkları, pediatrik girişimsel kardiyoloji, hibrit işlemler ve radyasyon azaltılmış / floroskopisiz kateterizasyon teknikleri alanlarında uluslararası düzeyde tanınan bir uzmandır.
Bugüne kadar hem ülkemizde hem de yurtdışında toplamda 10.000’in üzerinde pediatrik kardiyak kateterizasyon işlemi gerçekleştirmiş; kompleks yapısal kalp hastalıklarında ileri düzey girişimsel ve hibrit uygulamalara ülkemizde öncülük etmiştir.
Akademik üretkenliği 110 SCI/SCIE yayını, 1.440 atıf, H-indeksi 18 ile bilimsel olarak güçlü bir otoriteyi temsil etmektedir (Google Scholar, 2025).
